14 Ağustos 2012 Salı

Saat 01:30

Gecemize boğaza karşı nargile içerek başladık.
Uykulu gözlerle güneşi karşıladık.



Ramazan, Davetler, Misafirler derken birbirimize özel hiç vakit ayıramadığımızı fark edince güneşi boğazda başbaşa karşılayalım dedik.

Ve saat 11'de Fındıklı sahiline demir attık.
Sevdiceğin nargile ile pek arası yok ama yinede benim hatrıma cappucinolu nargile ısmarladı.


İftar sonrası çay, bol sıvı ve atıştırmalıklarımız ile imsak vaktini yakaladık.
Sonra biraz güneşin doğuşunu izledik.
Ve uykulu uykulu eve dönük soluğu yatakta aldık.
Çarpan boğaz havası ile uykulara daldık.



6 yorum:

  1. Ne güzel bir öykü bu:) Hakikisinden:)) Bayıldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende senden geldim şimdi ve hala Kill Bill etkisin deyim :)

      Evet güzeldi. Zaten gece ayrı bir güzeldir İstanbul'da
      :)

      Sil
  2. Harikulade... Ne güzel yapmışsınız. Ben de seni kıskandım şimdi.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol cicim. Ara fazlaca abartıyorum :)

      Sil
  3. "Çay;", yoksulların , şairlerin ve yalnızlarin resmi içeceğidir.
    Yarasıın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol...

      Ve en sıkı muhabbetlerin...

      Sil